Ana Sayfa Bilgi Bankası
gelmiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gelmiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Kasım 2010 Salı

75 milyon ışık yılı uzaktan gelen görüntü!

Altı spiral gökada, daha önce olmadığı kadar ince ayrıntılarıyla gözlendi...



Şilide yer alan Avrupa Güney Gözlemevi (ESO)ne bağlı dev Paranal teleskoplarının kızılötesi ışık kullanarak yakaladığı görüntüler, astronomların spiral gökadaların sahip oldukları desenin nasıl oluştuğunu ve geliştiğini anlamalarına yardımcı olacak.

Paranal teleskoplarına bağlı ve yeryüzündeki en güçlü kamera sistemlerinden biri olan HAWK-I, kızılötesi ışığa olan duyarlılığı sayesinde, gökadaların spiral kollarındaki toz bulutlarını ve gaz parlamalarını görünmez hale getirebiliyor. Böylece oldukça keskin görüntüler elde ediyor.

HAWK-I nin aldığı son görüntüler NGC 5247 (60-70 milyon ışık yılı), NGC 4321 (55 milyon ışık yılı), NGC 1300 (65 milyon ışık yılı), NGC 4030 (75 milyon ışık yılı), NGC 2997 (30 milyon ışık yılı), NGC 1232 (65 milyon ışık yılı) gökadalarına ait. Her biri spiral desene sahip olan altı gökadanın bugüne kadar çekilmiş olan bu en ayrıntılı görüntüleri, astronomlar için eşsiz birer veri kaynağı halindeler.

Dünyada yaşamış olan gelmiş geçmiş en büyük kara canlısı

Dört ayakları üzerinde yürüyen otçul dinozorlar olan sauropodlar, dev cüsseleriyle bilinen en büyük kara canlılarıydılar. Bu gruba bağlı yeni bir türe ait olan eksiksiz fosilin keşfiyse, nispeten uysal olan bu devlerin evrimine ilişkin olarak sunacağı yeni veriler nedeniyle, konunun uzmanlarını heyecanlandırmış durumda.

Bilimsel olarak ‘Yizhousaurus sunae’ adı verilen dev sauropod, bugünkü Çin’in kuzeyindeki Yunnan bölgesinde yer alan düzlüklerde 200 milyon yıl kadar önce dolaşmış. Kendinden sonra gelen diğer sauropod türlerinden daha küçük boyutlara sahip olmasına karşın grubun tüm ayırıcı özelliklerini üzerinde barındırıyor. Fosilin kafatası ise tüm kemiklere eksiksiz olarak sahip olduğundan, son derece değerli ve dinozorun sistematik yerini anlamak için de eşsiz bir veri sunuyor.

Teksas Teknik Üniversitesi’nden Sankar Chatterjee, sauropodların sahip oldukları iri ve hantal cüsselerine karşın kafataslarının son derece küçük ve hafif yapılı olduğuna dikkat çekiyor: “Yizhousaurus, geniş, yüksek ve kubbeli bir kafatasına sahip. Burun ve göz delikleri oldukça küçük. Çenesiyse bugüne kadar keşfedilenlerden farklı olarak geniş ve bir ‘U’ şekli çiziyor. Alt ve üst çenedeki kaşık şekilli dişlerini kullanarak kopardığı bitkileri, muhtemelen midesinde yer alan bir gastrik öğütücü yardımıyla parçalıyordu.”
Yizhousaurus, sauropodların evrimsel sürecinin anlaşılması yolunda da önemli bir noktada duruyor. Bundan yaklaşık 50 yıl kadar önce aynı bölgede fosilleri keşfedilmiş olan Lufengosaurus gibi prosauropod grubu dinozorların, sauropodları meydana getirdiği düşünülüyordu. Fakat bu iki grup arasındaki benzerlikler çok da belirgin bir şekilde ortaya konamamıştı. Chatterjee’ye göre Yizhousaurus, söz konusu iki grubun özelliklerini taşıdığından, bu köprünün kurulmasına büyük bir destek verecek.