Ana Sayfa Bilgi Bankası
ZEHİRLİ BİTKİLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ZEHİRLİ BİTKİLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Mart 2011 Salı

Şifalı, bir o kadar da tehlikeli olan bitkiler şu şekilde sıralanıyor


GÜZEL AVRATOTU
Kireçli topraklarda yetişen 180 cm kadar boyunda birkaç sene yaşayan nahoş kokulu bir bitkidir. Meyveleri kiraz gibi yuvarlak ve siyah renktedir. Çiçekleri boru şeklinde, koyu kırmızımsı veya sarımtıraktır. Ağrı kesici ilaç yapımında kullanılır. Mide, bağırsak, astım, kalp, sinir, beyin hastalıkları tedavisi için yapılan ilaçların yapısında da bulunmaktadır. Fakat yapısında bir çeşit zehir olan ‘Atropin’ vardır. Sadece tıbbi maksatla kullanılır. Bir hekim tavsiyesi olmadan kesinlikle kullanılmamalıdır.

BALDIRAN
Nemli yerlerde 1-2 metre boyunda saplarının altı erguvani renkli bir bitkidir. Yaprakları büyük, çiçekleri yayvan ve küçüktür. Tıpta özellikle dişçilik alanında kullanılır. Ağrı kesici, spazm çözücü ve teskin edici özelliği varsa da çok zehirli bir bitki olup, 6 gramı bir insanı öldürmeye yeter. Ev ilaçlarında kesinlikle kullanılmaması gerekir.

ADASOĞANI
Birçok yerde yetişebilen, yaprakları uzun ve şerit şeklinde bir bitkidir. Çiçekleri yeşil, beyaz ve damarlıdır. 2 kilo kadar olan soğan kısmı yapraklarının altındadır. İdrar söktürür. Kalp hastalıklarında vücutta biriken suyu boşaltır. Birçok faydaları olmasına rağmen acı ve zehirlidir. 7.5 gram adasoğanı, bir insanı rahatça öldürebilir. Tazeyken kullanılmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Doktor tavsiyesiyle kullanılmalıdır.

ÇİFİTOTU
Çayırlarda ve hendek kenarlarında yetişen, zehirli bir bitkidir. Yaprakları geniş, çiçekleri küçük ve sarı renklidir. Çiçekleri dalların dışına taşmış demetler halindedir. Keskin bir kokusu vardır. Kalp çarpıntılarını giderir, mide ağrılarını dindirir. Zeytinyağı ile kavrulduktan sonra çıbanın üzerine konulursa, çıbanı olgunlaştırır. Kullanılırken tavsiye edilen doz sınırı aşıldığı takdirde ölüme varan sonuçlar getirir.

İTÜZÜMÜ
Ormanlarda yetişen bir bitkidir. Çiçekleri beyaz, meyveleri parlak beyazdır. Meyvesi, yaprakları ve çiçekleri kullanılır. Romatizmal ve mafsal ağrılarını keser. Aybaşı düzensizliğini ve rahim hastalıklarını giderir. Yaralara lapa halinde de kullanılır. Bir uzman tavsiyesi olmadan, ev ilaçlarında kullanılmaması gerekir. Fazla alındığı takdirde ölümlere neden olabilir.

NERGİZ
20-60 cm boyunda soğanlı bitkilerdir. İlkbaharda çok güzel kokulu çiçekleriyle baharın müjdecisi olarak bilinirler. Çiçekleri kuvvetli kokulu, sarı veya beyaz renkli, tek tek veya birkaçı birarada bulunurlar. Musil, ateş düşürücü, nezle, rahim ve mesane ağrılarında çay olarak kullanılır. Bitki, zehirli alkaloitler taşır. Kusturucu ve ishal etkilidir. Bu sebeple bir hekim tavsiyesi olmadan kesinlikle kullanılmamalıdır.

YABAN YASEMİNİ
Bitki rutubetli, nemli ve gölgelik yerlerde, dere kenarlarında ve çitlerde yetişir. Haziran-Eylül ayları arasında mor renkli çiçekler açan, meyveleri sarımsı kırmızı renklidir. Ağrı kesici, deri hastalıklarında kan temizleyici, uyutucu, idrar arttırıcı ve müshil etkilere sahiptir. Ayrıca spazmodik öksürükler, frengi, romatizma, gut, sedef, sıraca, kanser hastalıklarında da kullanılır. Bütün bu faydalarına rağmen bitki, gliko-alkaloitler taşır. Yüksek doz alımı bulantı, kusma, ishal, zehirlenme yapar.

ZEHİRLENME BELİRTİLERİ GÖRÜLDÜĞÜNDE...
Uzmanlar, şifalı bitkilerin kullanımı sonrasında zehirlenme belirtileri görüldüğünde, zehirlenme sebepleri araştırılmadan, ilk yardımın yapılmamasını tavsiye ediyor. Evvela sindirim sisteminden zehrin bertaraf edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar şu tavsiyelerde bulunuyor:


“Hastada kendiliğinden kusma olmazsa, suni olarak kusturulur. Bundan sonra birkaç defa mide, yüzde 0,50,1 potasyum permanganat, yüzde 0,2 tanen veya tıbbi kömür mahlülü ile yıkanmalıdır. Hatta zehirlenmeden sonra birkaç saat dahi geçmiş olsa da, midenin yıkanması ihmal edilmemelidir. Sonradan kimyasal analiz yapılmak üzere kusmukların hepsi muhafaza edilmelidir. Umumiyetle bitkilerden zehirlenmelere karşı kullanılan en iyi vasıta tıbbi kömür (50 gr) ve oksimagnezyum (25 gr) karışımıdır. Oksimagnezyum bulunmadığında, daha fazla miktarda tıbbi kömür veya tanen yüzde 23, sulu mahlülü (200-300 gr su) bir defada verilir. Zehirlenmeye karşı kullanılan mahlül, alkaloidler ve glikozidleri çökertir, uçucu maddeleri yok eder. Zehirli asid ve esansları tesirsiz bırakır. Zehirlenmeye karşı kullanılan bu ilaçlar kısa bir müddet için etkilidirler. 20-30 dakika sonra mide yeniden yıkanmalı, bundan sonra müshil verilmelidir. Zehirlenen kimse yatırılmalı ve taze hava akımı temin edilmelidir. Vücudun sıcak tutulması için tedbir alınmalı, çay veya kahve verilmeli. İlk yardımdan sonra hemen bir doktor aranmalı ve muayene edilmesine çalışılmalıdır. Zehirli maddelerin cilde teması vakalarında ise dokunulan yer birkaç defa sabunla yıkanmalı, daha sonra yüzde 2 permanganat mahlülü ile silinmelidir. Bu gibi vakalarda doktorun yardımı temin edilmelidir.”

24 Ocak 2011 Pazartesi

ZEHİRLİ BİTKİLER

ZEHİRLİ BİTKİLER. Bazı bitkilerin çiçek, yaprak, tohum, meyve, kök gibi çeşitli organ¬larında ya da bütün dokularında zehirli bile¬şikler bulunur. Bitkilerin bu zehirleri otçul hayvanlara karşı bir savunma aracı olarak ürettikleri sanılmaktadır. Doğada küçük otsu bitkilerden ağaçlara kadar çok çeşitli zehirli bitki örneklerine rastlanır. Bunlardan bazıları, örneğin otlak¬larda yetişen zehirli bitkiler koyun, keçi, sığır, at gibi otçul hayvanlar için çok tehlikelidir. Bitkilerdeki zehir sinir sistemini etkilediğin¬den, bu otları yiyen hayvanlar hareketlerini denetleyemez ve çılgınlık belirtileri gösterir. Kırlarda çok yaygın olan baldıran, su baldıranı, çöpleme gibi zehirli yabanıl bitkilerin yanı sıra, parklarda ve evlerin bahçelerinde yetiştirilen bitkiler arasında da zehirli olanları vardır. Bunların belki de en çarpıcı örnekle¬rinden biri, sevilen bir süs bitkisi olan zak¬kumdur. Ağaççık ya da çalı boyutlarındaki zakkumun bütün organlarına dağılmış olan zehri ağızdan alındığında insanı öldürebilir. Bazı bitkiler ise dokunulduğunda deride yan¬ma, kızartı, kabarcık gibi alerji belirtilerine yol açar. En çok yenen sebzelerden biri olan patatesin yumruları çok değerli bir besin kaynağıdır, ama gövde ve yapraklar gibi toprak üstü bölümleri zehirlidir. Tahıl tarlala¬rında yetişen karamuk gibi zehirli bitkiler de hasat sırasında ürüne karışarak insanlarda zehirlenmelere neden olur. Zehirlenmelerin çoğu dikkatsizlikten kay¬naklanır ve çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Örneğin bir tarım ilacını ya da çamaşır suyunu gazoz şişesine doldurarak saklamak büyük bir düşüncesizliktir; susayan bir çocuk bu zehirli maddeyi gazoz sanarak içebilir. Bu tür kaza¬lara fırsat vermemek için tehlikeli maddeleri özel biçim ve renkteki şişelerde saklamalı, üzerine mutlaka uyarıcı bir işaret koymalı ve çocukların ulaşamayacağı yerlerde, en iyisi kilitli dolaplarda tutmalıdır. İnsanların zehirli maddeleri genellikle pek iyi tanımamaları da zehirlenme nedenleri arasında ikinci sırayı alır. Örneğin çocuklar kırlarda dolaşırken tanımadıkları bir mantarı ya da güzelavratotunun zehirli meyvelerini yiyerek zehirlenebilirler. Bayat balık, et ya da bakterilerin etkisiyle bozulmuş herhangi bir yiyecek de zehirlenmeye yol açabilir. Ayrıca, az miktarda alındığında insana yararlı olan bazı maddeler, özellikle bazı ilaçlar aşırı dozda alındığı zaman zehir etkisi gösterir. Zehirli bir maddenin etkili olabilmesi için mutlaka ağızdan alınıp sindirim yoluyla vücu¬da girmesi gerekmez. Borulardan sızan zehirli gazları ya da tutkal, yağlıboya, mazot gibi  Bunların dışında, bazı şifalı bitkiler de bilinçsizce kullanıldığında güçlü bir zehir etki¬si gösterir. Örneğin, dijitalin denen değerli bir kalp ilacının elde edildiği yüksükotu aslın¬da son derece zehirli bir bitkidir. Gene kırlarda bolca yetişen güzelav¬ratotunun spazm giderici ve ağrı kesici alkalo¬itler içeren yaprak ve meyvelerinin yenmesi de zehirlenmeye yol açar. Bir bitkinin zehirli olup olmadığını anla¬mak pek kolay olmadığı için, kırlarda dolaşır¬ken bilinmeyen bir bitkiyi ya da meyveyi yemekten kesinlikle kaçınmak gerekir.