Ana Sayfa Bilgi Bankası
Richard etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Richard etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2011 Pazartesi

RICHARD


RICHARD (İngiltere Kralları). İngiltere tari­hinde Richard adını taşıyan üç kral vardır.
Richard I (1157-1199). Aslan Yürekli Richard adıyla da tanınan I. Richard, II. Henry ile Akitanyalı Eleonore'un üçüncü oğludur. 11 yaşındayken Akitanya dükü oldu.
1189'da İngiltere kralı olan Richard kısa bir süre sonra Kutsal Roma-Germen İmparatoru Friedrich Barbarossa ve Fransa Kralı II. Philippe ile birleşerek Kudüs'ü Müslüman­ların elinden geri almak için III. Haçlı Seferi'ni başlattı.
Nisan 1191'de Kutsal Topraklar'a doğru yola çıkan Richard, yolculuğu sırasında uğra­dığı Kıbrıs'ı ele geçirdi. Burada Navarra kralının kızı Berengaria'yla evlendi. Haziran­da, Filistin'in kuzeyinde bir Müslüman kalesi olan Akka'yı ele geçirdi. Haçlılar arasında tam anlamıyla birlik yoktu. Richard'ın yoklu­ğunu fırsat bilerek İngiltere krallığını Richard' ın kardeşi John ile paylaşmak amacında olan II. Philippe bu arada ülkesine geri dönmüştü. Öte yandan, II. Richard'ın önder­liğindeki Haçlı ordusu bir yıldan uzun süren bir kuşatmadan sonra Kudüs'ü alamayınca, Richard, Selahaddin Eyyubi ile barış antlaş­ması imzaladı. Ekim 1192'de yurduna geri dönmek üzere yola çıktı. Ne var ki, Fransa' nın kendisi için güvenli olmadığını bildiğin­den kılık değiştirerek Avusturya üzerinden geçerken, Avusturya Dükü Leopold onu ya­kalayarak hapsettirdi. İstenen fidyenin bir bölümü ödenerek Richard serbest bırakıldı.
İngiltere'ye dönüşünden kısa bir süre sonra II. Philippe'e karşı savaş açan Richard, Normandiya'da yaralanarak öldü. Yerine kardeşi John geçti.

15 Ocak 2011 Cumartesi

VVAGNER, Richard

VVAGNER, Richard (1813-1883), Wilhelm Richard Wagner opera tarihinde devrim ya­ratmış ve müzikte Alman Romantizmi olarak bilinen akıma öncülük etmiş büyük bir Alman besteciydi. Almanya'da, Leipzig'de doğdu. Çocukluğunda okulda başarılı bir öğrenci olmamakla birlikte müzik ve şiirde oldukça yetenekliydi. Kısa bir süre Leipzig Üniversitesi'ne devam ettikten sonra, bazı küçük opera kumpanyalarında müzik yönetmeni olarak kasaba kasaba dolaştı. Operanın Fran­sa'da yaygın ve çok tutulan bir sanat olduğu dönemde oraya gitmek istedi, ama borçlan yüzünden Almanya'dan ayrılamadı. 1839'da, aktris olan karısıyla birlikte alacaklılarından kaçarak Paris'e gitti. Orada üç yıl boyunca yoksul sanatçıların arasında yaşadı ve birkaç dost edindi. Sürekli borç alarak yaşamaya çalıştı. Kafası müzikle dolu olmakla birlikte, bir müzik yayımcısının yanında tekdüze işler yapmak zorunda kaldığı için sanatıyla istediği biçimde ilgilenemiyordu.
1842'de, konusu İtalyan tarihine dayanan Rienzi operasını sahneye koymak için Alman­ya'ya döndü. Operanın başarılı olması Wagner'e ün kazandırdı. Sonraki yıllarda Uçan Hollandalı, Tannhauser ve Lohengrin operalan sahnelendi. Wagner'in opera müziğine getirdiği yenilikler nedeniyle bu yapıtlar o dönemde fazla benimsenmedi. Lohengrin en son Weimar'da, ünlü besteci Franz Liszt tarafından sahnelendi. Wagner sonradan Franz Liszt'in kızı Cosima ile evlendi.
Wagner 1848-49'da Alman Devrimi'ne ka­tıldı. 1849'da hakkında tutuklama emri çıkarılması üzerine Almanya'dan kaçtı ve İsviçre' nin Zürich kentine yerleşti. Orada yoksulluk ve hastalıkla uğraşarak 10 yıl geçirdi. Güç yaşam koşullarına karşın, o yıllar sanatçının tüm yaşamının en verimli yılları oldu. Saga denen Eski İskandinav ve İzlanda destanlan ile Alman edebiyatının bilinen ilk örneklerinden Nibelunglar'ın Şarkısı destanlarını incele­yen Wagner, bu destanları "dram" (sonradan "müzik dram" adı verildi) adını verdiği dört bölümlü Nibelungen Halkası (1854-74) adlı operasına konu aldı. Bu opera Ren Altını, Valkiri, Siegfried ve Tanrıların Günbatımı bölümlerinden oluşuyordu. Wagner bu yapı­tıyla operayı soylu ve seçkin kimseler için bir eğlence aracı olmaktan çıkarıp ciddi ve kendi­ne özgü bir sanat durumuna getirdi. Bu operayı tamamlamadan en ünlü operası Tristram ve Isolde (1857-59) ile Nürnbergli Usta Şarkıcılardı (1862) yazmaya başladı.
Wagner Zürich'ten sonra Venedik'te, Luzern'de, Paris'te ve Viyana'da yaşadı. Viyana'da gene para sıkıntısı çekti ve alacaklıları yüzünden hapse düşmemek için oradan da ayrılmak zorunda kaldı. 1864'te Bavyera Kra­lı II. Ludwig'in koruması altına girdi. Böylece operalarını sahneleme fırsatı bulan sanatçı, Bayreuth'da kendisine verilen bir evde yaşa­maya başladı. Yarım bıraktığı Nibelungen
Halkası'm orada tamamladı. 1876'da, onun yapıtları için özel olarak yapılan Festival Tiyatrosu'nda (Festspielhaus) bu operanın ilk sahnelenişini izledi. Wagner yaşamının geri kalan bölümünü Bayreuth'da geçirdi. 1883'te Venedik'e yaptığı bir gezi sırasında kalp yetmezliğinden öldü. O tarihten sonra yapıt­ları her yıl Bayreuth'da, Festival Tiyatrosu'n­da sahnelendi.
Wagner'in operaları bugüne kadar yazılan­ların en güçlü ve duygusal olanlarıdır. Wagner operayı, müzik ve dram öğelerinin birbiri­ni destekleyen ve tamamlayan biçimde iç içe geçmesinden oluşan, ayrı bir sanat dalı olarak görüyordu. Onun düşüncesine göre bir yapı­tın müziği kadar libretto'su (sözleri) da önem­liydi. Wagner yapıtlarının sözlerini de yazan sayılı opera bestecilerinden biriydi. Operada dramın önemini vurgularken, orkestranın bo­yutlarını da büyüterek operanın önemli bir öğesi durumuna getirdi. Onun dönemine ka­dar opera, arya denen solo şarkılar ve resitatif denen müzikli ya da konuşma ritminde diya­loglardan oluşuyordu. Wagner, müziğin ke­sintisiz bir biçimde opera yapıtının tümüne egemen olması gerektiği düşüncesiyle gele­neksel yapıya son verdi. Onun müziğinin bir başka özelliği de laytmotif ögesiydi. Laytmotif oyundaki bir kişiliği, duyguyu ya da olayı betimlemek için kullanılan, gerektiğinde or­kestra tarafından yinelenerek aynı kişinin ya da olayın anımsanmasını sağlayan, kısa müzik cümlesi biçiminde temalardır. Laytmotif, mü­ziğin anlatım gücüne derinlik ve tutarlılık katan, benzersiz bir duygu dünyası yaratan, öykünün ve müziğin tek bir bütün halinde birleşmesini sağlayan önemli bir yapı öğe- siydi.
Wagner'in müzik dram düşüncesini en iyi yansıtan yapıtı Nibelungen Halkası'ydı. Liszt' in müzik anlayışından da önemli ölçüde etkilenen Wagner armoniye yeni bir yaklaşım getirdi. Sanatçının yapıtları sonradan 12 ton (ya da 12 nota) sisteminin yaratıcısı Arnold Schönberg'e esin kaynağı oldu